VERGİ HUKUKU AÇISINDAN BAĞIŞ VE YARDIMLAR

Vergi Hukukumuz, Gelir veyahut Kurumlar Vergisi mükellefi olan kişi veyahut kurumlarımızın, sosyal, askeri ve eğitim amaçlı kurum veya kuruluşları desteklemesi amacıyla, önemli ölçüde teşvik edici bir takım uygulamalar içermektedir.  Bu yazımızda bu teşviklerin önem içeren ve yaygın olan kısımlarını konu edindik.

I- GENEL KURAL

a- Kurumlar Vergisine Tabi Olanlar için;

5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10.Maddesine göre;

Genel ve Özel Bütçeli Kamu İdarelerine, İl Özel İdarelerine, Belediyelere ve Köylere, Bakanlar Kurulunca Vergi Muafiyeti Tanınan Vakıflara ve Kamu Yararına Çalışan Dernekler ile Bilimsel Araştırma ve Geliştirme Faaliyetinde Bulunan Kurum ve Kuruluşlara makbuz karşılığında bağış ve yardımların toplamının o yıla ait kurum kazancının % 5’ine kadar olan kısmı, Kurumlar Vergisi Matrahının tespitinde, Kurumlar Vergisi Beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla, beyan edilen kazançtan indirilir.

 

b-Gelir Vergisi Mükellefleri;

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 89. Maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendine göre;

Genel ve Özel Bütçeli Kamu İdareleri, İl Özel İdareleri, Belediyeler, Köyler ile Kamu Yararına Çalışan Dernekler ve Bakanlar Kurulunca Vergi Muafiyeti Tanınan Vakıflara yıllık toplamı beyan edilecek gelirin % 5’ini (kalkınmada öncelikli yöreler için % 10’unu) aşmamak üzere, makbuz karşılığında yapılan bağış ve yardımlar Gelir Vergisi Matrahının tespitinde, Gelir Vergisi Beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla, beyan edilen kazançtan indirilir.

Bilimsel Araştırma ve Geliştirme Faaliyetinde Bulunan Kurum ve Kuruluşlara makbuz karşılığında yapılan bağış ve yardımlar, GVK’da yapılan düzenleme içerisinde yer almadığından, sadece kurumlar vergisi mükellefleri tarafından indirim konusu yapılabilecektir.           

Diğer taraftan, yapılan düzenlemede herhangi bir ayırım yapılmadığından kurumlar vergisi mükelleflerinin kalkınmada öncelikli yörelere yapacakları bağışlarda da % 5 oranın uygulanacağı tabiidir.

           

II- ÖZEL UYGULAMALAR.

1- SPONSORLUK HARCAMALARI

5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10.Maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi ile aynı şekilde 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 89.Maddesinin birinci fıkrasının (8) numaralı bendine göre; 3289 Sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’nün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile 3813 Sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamında yapılan sponsorluk harcamalarının, sözü edilen Kanunlar uyarınca tespit edilen amatör spor dalları için Tamamı, Profesyonel spor dalları için % 50’si, Kurumlar Vergisi ile Gelir Vergisi Matrahının tespitinde, Kurumlar Vergisi veya Gelir Vergisi Beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla, beyan edilen kazançtan indirilir. Sponsorluk harcamaları ve uygulama esasları Başbakanlık Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen Sponsorluk Yönetmeliği ile belirlenmiştir. Bu yönetmelik, gerçek ve tüzel kişilerin; federasyonlara, gençlik ve spor kulüplerine, sporculara, gençlik ve spor tesisleri ile faaliyetlerine sponsor olmaları ve reklam vermeleri ile ilgili usul ve esasları düzenlemektedir.

Sponsorluk alan ile sponsorlar arasında tarafların hak ve yükümlülüklerini içeren yazılı sözleşme yapılması zorunludur. Sponsorlarla sözleşme yapmaya sponsorluk hizmetini alan kişi, kurum veya kuruluş yetkilidir. Sponsorluk sözleşmelerinin imzalanmasını müteakip bir sureti 10 gün içerisinde sponsorluğu alan tarafından Genel Müdürlüğe gönderilir. Sponsorluk süresinin bitiminden sonraki 10 gün içerisinde, sponsorun yükümlülüklerinin yerine getirilip getirilmediğine ilişkin bilgiler, sponsorluğu alan tarafından Genel Müdürlüğe gönderilir. Sponsorluk, ayni veya nakdi olarak yapılabilir. Ayni sponsorlukta harcamalar sponsor tarafından bizzat yapılarak harcama belgeleri sponsor adına tanzim edilir. Sponsorluğun nakdi yapılması halinde ise, sponsorluk bedeli sponsorluk alanın banka hesabına yatırılır.

Vergi veya sosyal güvenlik kuruluşlarına borcu nedeniyle takibata uğrayan gerçek veya tüzel kişiler sponsorluk yapamazlar.    

           

2- SAĞLIK VE EĞİTİM İÇİN YAPILAN BAĞIŞLAR

5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10.Maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ç) bendi ile aynı şekilde 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 89. Maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendine göre;

Genel ve Özel Bütçeli Kamu İdarelerine, İl Özel İdarelerine, Belediyelere ve Köylere, bağışlanan okul, sağlık tesisi, 100 yatak (kalkınmada öncelikli yörelerde 50 yatak) kapasitesinden az olmamak kaydıyla, öğrenci yurdu ile çocuk yuvası, yetiştirme yurdu, huzurevi ve bakım ve rehabilitasyon merkezi ile, mülki idare amirlerinin izni ve denetimine tabi olarak yaptırılacak ibadethaneler ve Diyanet İşleri Başkanlığı denetiminde yaygın din eğitimi verilen tesislerin inşası dolayısıyla yapılan harcamalar veya bu tesislerin inşası için bu kuruluşlara yapılan her türlü bağış ve yardımlar ile mevcut tesislerin faaliyetlerini devam ettirebilmeleri için yapılan her türlü nakdi ve ayni bağış ve yardımların tamamı, Kurumlar Vergisi ve Gelir Vergisi Matrahının tespitinde, Kurumlar Vergisi ve Gelir Vergisi Beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla, beyan edilen kazançtan indirilir.

5520/10-c Sayılan kamu kurum ve kuruluşlarına bağışlanan okul, sağlık tesisi, 100 yatak (kalkınmada öncelikli yörelerde 50 yatak) kapasitesinden az olmamak kaydıyla öğrenci yurdu ile çocuk yuvası, yetiştirme yurdu, huzurevi ve bakım ve (6322 sayılı kanunun 36.maddesiyle değişen ibare; Yürürlük 15.06.2012) rehabilitasyon merkezi ile mülki idare amirlerinin izni ve denetimine tabi olarak yaptırılacak ibadethaneler ve Diyanet İşleri Başkanlığı denetiminde yaygın din eğitimi verilen tesislerin (**) ve Gençlik ve Spor Bakanlığına ait gençlik merkezleri ile gençlik ve izcilik kamplarının (6525 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle eklenen ibare. Yürürlük; 27.02.2014) inşası dolayısıyla yapılan harcamalar veya bu tesislerin inşası için bu kuruluşlara yapılan her türlü bağış ve yardımlar ile mevcut tesislerin faaliyetlerini devam ettirebilmeleri için yapılan her türlü nakdî ve aynî bağış ve yardımların tamamı.”

Mülki idare amirlerinin izni ve denetimine tabi olarak yaptırılacak ibadethanelerin umuma açık olması, inşasının mülki idare amirlerinin iznine istinaden gerçekleştirilmesi, inşa ve faaliyetine devam etmesi için yapılan bağış ve yardımların da yine mülki idare amirlerinin denetiminde gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Yaygın din eğitimi verilen tesisler için yapılan harcamaların da Diyanet İşleri Başkanlığı teşkilatınca denetlenmesi gerektiği tabiidir

Beyan edilen kazancı aşan kısım, başka bir ifadeyle indirilemeyen bağış ve yardım tutarı gelecek yıllara devredemez ve gelecek yıllarda indirim konusu yapılamaz.

Ayni değerlerin, mükelleflerce dışarıdan alınarak kamu kurum ve kuruluşuna bağışlanmış olması durumunda ise bu kurum ve kuruluş tarafından teslim alınacak değerler için teslime ilişkin bir belge (irsaliye) düzenlenmiş olması yeterli olup, düzenlenen belgede bağışlanan kıymetin değerinin, cinsinin ve miktarının tereddüde mahal bırakmayacak şekilde belirtilmiş olması gerekmektedir. Ayrıca, bağışlanan değerlere ilişkin olarak düzenlenmiş olan belgenin arka yüzünde yukarıda belirtilen açıklamalar dahilinde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının yetkililerinin imzası bulunacaktır.

Nakdi bağışların indirilebilmesi, bağışı kabul eden kuruluşlarca verilecek makbuzla veya bu amaçla bankalarda açtırılan hesaplara yatırıldığına ilişkin banka dekontlarıyla belgelendirilmesi şartıyla mümkündür.

3-  KÜLTÜR VE SANAT    FAALİYETLERİNE İLİŞKİN BAĞIŞ VE YARDIMLAR

5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10.Maddesinin (1) numaralı fıkrasının (d) bendi ile aynı şekilde 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 89.Maddesinin birinci fıkrasının (7) numaralı bendine göre;

Genel ve Özel Bütçeli Kamu İdareleri, İl Özel İdareleri, Belediyeler ve Köyler, Bakanlar Kurulunca Vergi Muafiyeti Tanınan Vakıflar ve Kamu Yararına Çalışan Dernekler ile Bilimsel Araştırma ve Geliştirme Faaliyetinde Bulunan Kurum ve Kuruluşlar tarafından yapılan veya Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca desteklenen, ya da desteklenmesi uygun görülen faaliyetlere, kültür merkezi ile sinema, tiyatro, opera, bale ve konser gibi kültür ve sanat faaliyetlerinin sergilendiği tesislerin yapımı, onarımı veya modernizasyon çalışmalarına ilişkin harcamalar ile makbuz karşılığı yapılan bağış ve yardımların % 100’ü. (Bakanlar Kurulu, bölgeler ve faaliyet türleri itibariyle bu oranı, yarısına kadar indirmeye veya kanuni seviyesine kadar getirmeye yetkilidir) Kurumlar Vergisi ve Gelir Vergisi Matrahının tespitinde, Kurumlar Vergisi ve Gelir Vergisi Beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla, beyan edilen kazançtan indirilir.”

 

4- DOĞAL AFETLER DOLAYISIYLA YAPILAN NAKDİ VE AYNİ BAĞIŞLAR

5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10.Maddesinin (1) numaralı fıkrasının ileri teknoloji bendi ile aynı şekilde 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 89.Maddesinin birinci fıkrasının (10) numaralı bendine göre; Bakanlar Kurulu’nca yardım kararı alınan doğal afetler dolayısıyla Başbakanlık aracılığı ile makbuz karşılığı yapılan ayni ve nakdi bağışların tamamı Kurumlar Vergisi ve Gelir Vergisi Matrahının tespitinde, Kurumlar Vergisi ve Gelir Vergisi Beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla, beyan edilen kazançtan indirilir.

5 – GIDA BANKACILIĞI KAPSAMINDA YAPILAN BAĞIŞLAR

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 89.Maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendine göre; Fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara Maliye Bakanlığı’nca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde bağışlanan gıda, temizlik, giyecek ve yakacak maddelerinin maliyet bedelinin tamamı Gelir Vergisi Matrahının tespitinde, beyan edilen kazançtan indirilir.

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 89.Maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinde gıda bankacılığı ile ilgili yapılan düzenleme ayrıca Gelir Vergisi Kanunu’nun 40.Maddesinin 1.fıkrasının 10 numaralı bendinde de düzenlenmiş bulunmaktadır. Buna mukabil 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10.Maddesinde gıda bankacılığı ile ilgili bir düzenleme yoktur. Bunun anlamı şudur. 5520 Sayılı KVK’nun 6.Maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre, safi kurum kazancının tespitinde, GVK’nun ticari kazanç hakkındaki hükümleri uygulanacağından dolayı GVK’ nun 40. Maddesinde yapılan düzenlemeden Kurumlar Vergisi Mükellefleri de yararlanacaktır. Başka bir ifadeyle GVK’nun 40.Maddesinde yapılan düzenleme olmasaydı Kurumlar Vergisi Mükellefleri bu konuda uygulama dışı kalacaklardı.

Konu ile ilgili açıklamalar 251 Seri No’lu GVKGT’de yapılmıştır. Genel Tebliğin yayınlanmasından daha sonra 5281 Sayılı Kanunla GVK’nun 40 ve 89. Maddelerinde değişiklik yapılmış ve gıda maddelerinin yanı sıra temizlik, giyecek ve yakacak maddeleri de kapsama alınmıştır. Bu nedenle Genel Tebliğdeki açıklamaları 5281 Sayılı Kanunla yapılan eklemeleri de kapsayacak şekilde anlamak gerekmektedir.

Bağışın Yapılacağı Dernek veya Vakıflar:

Bağışlarının dernek veya vakfa yapılmış olması gerekmektedir. Ancak, bağışı kabul edecek dernek veya vakfın tüzüğünde veya senedinde ihtiyacı bulunanlara gıda yardımı yapabilmesine ilişkin hükümlerin bulunması gerekmektedir. Bununla beraber, dernek veya vakfın başka alanlarda da faaliyet gösteriyor olmasının, kamuya yararlı dernek veya vergiden muaf vakıf olup olmamasının uygulama açısından herhangi bir önemi yoktur. İhtiyacı bulunanlara doğrudan veya başka organizasyonlar aracılığıyla yapılacak gıda, temizlik, giyecek ve yakacak maddesi yardımlarının yukarıda belirtilen madde kapsamında yapılmış bağış olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.

 

Bağışa Konu Olacak Mallar ve Bağışın Niteliği

Gıda bankacılığı kapsamında yapılacak bağışların gıda, temizlik, giyecek ve yakacak maddesi niteliğinde olması gerekir. Ayrıca yapılacak bağışlar şartlı (bedelsiz olarak ihtiyaç sahiplerine dağıtılmak üzere) yapılır. Gıda, temizlik, giyecek ve yakacak maddesi niteliğini taşımayan veya şartlı olarak yapılmayan bağışlar, gıda bankacılığı kapsamında yapılacak bağış olarak değerlendirilmez.

Gıda Bankacılığına Yapılan Bağışların Muhasebe Kaydı

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 89. Madde’sinin birinci fıkrasını 6. Bendi uyarınca,  Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde fakirlere yardım amacıyla bankacılığı faaliyet yürüten vakıf ve derneklere yapılan gıda, temizlik ve yakacak yardımlarının maliyet bedellerinin tamamı KKEG yazılmadan da, doğrudan gider yazılarak indirim konusu yapılabilir.

 

Önceden kayıtlara alınmış, daha sonradan bağış yapılmak istenen gıda stokunun muhasebe kaydı

_______________  /  __________________________________

153 Ticari Mallar Hesabı                                xxx

191 İndirilecek KDV Hesabı                          xxx

………………………100/102 Kasa/Bankalar Hes.   xxx

(Ticari malın satın alınma kaydı.)

_______________  /  ___________________________________

_______________  /  ___________________________________

157 Diğer Stoklar Hesabı                               xxx

………………………153 Ticari Mallar Hesabı                     xxx

(Gıda bankacılığı kapsamına alınan stokların ticari mallar hesabından çıkarılma kaydı.)

_______________  /  ___________________________________

_______________  /  ___________________________________

689 Diğer Olağandışı Gid. Ve Zar. Hes.        xxx

………………………157 Diğer Stoklar Hesabı        xxx

(Gıda bankacılığı kapsamında derneğe bağış kaydı.)

_______________  /  ___________________________________

 

Bağış Yapılmak Amacı İle Alınan  Gıda Stokunun Muhasebe Kaydı

_______________  /  ____________________________________

157  Diğer Stoklar  Hesabı                           xxx

191  Bağış İçin Alınan emtia KDV’si          xxx

………………………100/102 Kasa/Bankalar Hes.           xxx

(Ticari malın satın alınma kaydı.)

_______________  /  ____________________________________

_______________  /  ____________________________________

689 Diğer Olağandışı Gid. Ve Zar. Hes.      xxx

………………………157  Diğer Stoklar Hesabı              xxx

(Gıda bankacılığı kapsamında derneğe bağış kaydı.)

_______________  /  ______________________

III- DİĞER KANUNLARDAKİ BAĞIŞ VE YARDIMLAR

 

Gelir Vergisi ve Kurumlar Vergisi Kanunlarının dışında da bazı özel kanunlarda bağış ve yardımların gelir vergisi ve kurumlar vergisi matrahlarından indirilmesi ile ilgili düzenlemeler yapılmıştır. Bu bölümde izah edilmeye çalışılacak bağış ve yardımlarda bir sınırlama söz konusu olmadığından yapılan bağış ve yardımların tamamı beyan edilen kazançtan indirilebilecektir.

Üniversitelere ve Yüksek Teknoloji Enstitülerine Yapılan Bağışlar.

2547 Sayılı Yüksek Öğretim Kanunu’nun 56/b Maddesine göre; “Gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri tarafından Üniversitelere ve İleri teknoloji Enstitülerine Makbuz Karşılığında Yapılacak Nakdi bağışlar, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunları hükümlerine göre yıllık beyanname ile bildirilecek gelirlerden ve kurum kazancından indirilir.

Buna mukabil 2547 Sayılı Yüksek Öğretim Kanunu’nun Ek:7.Maddesinde vakıflarca kurulacak yüksek öğretim kurumlarının da 56.Maddedeki mali kolaylık, muaflık ve istisnalardan aynen istifade edecekleri hükmü yer aldığından, buna göre.

Vakıf Üniversitelerine makbuz karşılığında yapılan bağışlar da yıllık beyanname ile bildirilecek gelirlerden ve kurum kazancından indirilebilecektir.

Emekli sandığı ise özel bütçeli bir sosyal güvenlik kurumudur. 5434 Sayılı T.C. Emekli

Sandığı Kanunu’na 2665 Sayılı Kanun ile eklenen EK:44.Maddeye göre, emekli sandığına ait dinlenme ve bakımevlerine yapılacak bağış ve yardımlar gelir ve kurumlar vergisi matrahından indirilir.

5502 Sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu’nda ise “Sosyal Güvenlik Kurumu” na yapılan bağışların gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinden indirilmesine ait bir düzenleme yapılmamıştır.

Spor Kulüplerine Yapılan Bağış ve Yardımlar.

Spor kulüpleri statüleri itibariyle dernek hükmündedir. Kamuya yararlı dernek statüsünde bulunmayan spor kulüplerine yapılan bağışlar gelir ve kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden indirilemez. Spor kulüplerinin Anonim Şirket şeklinde kurulması halinde de yapılan bağışların vergi uygulamasında gider kabul edilmesine imkan yoktur. Bu nedenle; spor kulüplerine yapılacak bağış ve yardımların sponsorluk sözleşmesi çerçevesinde yapılması gerekir.      

222 Sayılı İlköğretim Kanunu’na Göre İlköğretim Kurumlarına Yapılan Bağışlar.

222 Sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu’nun 76/g maddesine göre “Gelir ve Kurumlar Vergisi yükümlüleri tarafından makbuz mukabilinde yapılacak para bağışları, yıllık bildirim ile bildirilecek gelirlerden ve kurum kazançlarından indirilir.”

7269 Sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle

Yapılacak Yardımlara Dair Kanun.

7269 Sayılı Kanun’un 33/c maddesinde her yıl İktisadi Devlet Teşekkülleri ile en az yarı sermayesi Devlet elinde bulunan banka ve müesseselerin yılsonu bilanço kârlarının % 3’ünün bu kanun uyarınca kurulan fona (Afet Fonu) ödeneceği 44.Maddesinde ise, fona verilen hisselerin verildikleri yılın yıllık beyannamesiyle bildirilecek gelirlerden ve kurum kazançlarından indirileceği hükme bağlanmıştır. 45.Maddesinde afetlerden zarar görenlere yardımda bulunmak üzere kurulan Milli Yardım Komitesi ile mahalli yardım komitelerine makbuz karşılığı yapılacak bağış ve yardımların her türlü vergi, resim ve harçtan müstesna olduğu gibi bunların gelir ve kurumlar vergileri mükellefleri tarafından masraf kaydı da caizdir. Hükmüne yer verilmiştir.

 

2828 Sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Hakkında Kanuna göre, makbuz karşılığı yapılan nakdi bağışlar gelir ve kurumlar vergisi matrahından indirilir.

3294 Sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Teşvik Fonuna ve Bu adla Kurulan Vakıflara yapılan ayni veya nakdi bağışlar gelir ve kurumlar vergisi matrahından indirilir.

(Bu Kanunun amacına uygun faaliyet ve çalışmalar yapmak ve ihtiyaç sahibi vatandaşlara nakdî ve aynî yardımda bulunmak üzere her il ve ilçede sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları kurulur. Mülkî idare amirleri vakfın tabii başkanı olup, illerde belediye başkanı, defterdar, il millî eğitim müdürü, il sağlık müdürü, il tarım müdürü, il sosyal hizmetler ve çocuk esirgeme kurumu müdürü ve il müftüsü; ilçelerde belediye başkanı, mal müdürü, ilçe millî eğitim müdürü, Sağlık Bakanlığının ilçe üst görevlisi, varsa ilçe tarım müdürü ve ilçe müftüsü vakfın mütevelli heyetini oluşturur.)

3308 Sayılı Çıraklık ve Mesleki Eğitim Kanunu gereği kurulan Çıraklık Mesleki ve Teknik Eğitimi Geliştirme ve Yaygınlaştırma Fonu’na yapılan bağış ve yardımlar gider olarak kaydedilecektir.

2876 Sayılı Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Kanunu gereği yüksek kuruma ve bağlı kuruluşlarına yapılan ayni veya nakdi bağışlar gelir ve kurumlar vergisi matrahından indirilir.

4122 Sayılı Milli Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Seferberlik Kanunu çerçevesinde yapılan ağaçlandırma ve erozyonu kontrolü harcamaları gelir ve kurumlar vergisi matrahından indirilir.

278 Sayılı Kanun’a göre Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumuna (TÜBİTAK) makbuz karşılığı yapılan nakdi bağışlar gelir ve kurumlar vergisi matrahından indirilir.

3388 Sayılı Kanun’un 3.Maddesine göre Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfına yapılacak ayni veya nakdi bağışlar gelir ve kurumlar vergisi matrahından indirilir.

2847 Sayılı Türkiye Emekli Subaylar, Emekli Astsubaylar, Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri ile Muharip Gaziler Dernekleri Hakkında Kanun çerçevesinde kurulan dernekler kamu menfaatine yararlı dernek sayıldıkları için bu derneklere yapılan bağış ve yardımlar gelir ve kurumlar vergisi matrahından indirilir.

3359 Sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na göre Kanun kapsamında kurulacak sağlık işletmelerine yapılacak bağış ve yardımlar gelir ve kurumlar vergisi matrahından indirilir.

3454 Sayılı Adalet Teşkilatını Güçlendirme Fonu Kurulmasına Dair Kanun gereği fona yapılacak bağış ve yardımlar, beyan edecek gelirin % 5’ini geçmemek şartıyla gelir ve kurumlar vergisi matrahından indirilir.

 

IV- BEDELSİZ VERİLEBİLECEK BAZI  HİZMETLER

1136 Sayılı Avukatlık Kanunu’nun 178.maddesi uyarınca adli müzaheret bürolarınca, yoksul ve aciz kişilerin işlerini takiple görevli kılınan ve bu işler için ücret almayan avukatların bu hizmetleri, kanunla tahmil edilen ve bedelsiz olduğu için kazanç amacı taşımayan bir faaliyet olduğundan, Katma Değer Vergisine tabii tutulmayacaktır. Ancak, avukatların bu kanuna dayanmayan bedelsiz hizmetleri vergiye tabii olacaktır”.

Ceza Mahkemeleri usulü kanununun 3842 sayılı kanunla değişik 146. maddesi uyarınca barolar tarafından görevlendirilen avukatlar, ücretlerini ilgili Baro Başkanlığından aldıkları için, söz konusu işlem bu kapsamda değildir.

Diğer yandan, 625 sayılı Özel Okullar Kanununa 3035 sayılı kanunla eklenen ek dördüncü madde gereğince, Milli Eğitim Bakanlığı, Özel Okul sahiplerini toplam öğrenci sayısının belli bir yüzdesi kadar öğrenciyi burslu okutmaya mecbur tutmaktadır. Özel okul işletmeleri, bu öğrencilere, eğitim ve öğretim hizmetlerini ücretsiz yapmaktadırlar.

 

V- BAĞIŞIN VADELİ ÇEK VE SENETLE YAPILMASI HALİ

Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından verilmiş 21.06.2012 tarih ve B.07.1.GİB.4.35.16.01-176300-611 sayılı özelgede aşağıdaki görüş açıklanmıştır:

“5941 sayılı Kanunun geçici 1’ inci maddesinin beşinci fıkrasıyla 31.12.2011 tarihine kadar çekin, üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersiz kabul edilmiş; bu tarih 6273 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle 5941 sayılı Kanuna eklenen geçici 3 üncü maddenin beşinci fıkrasıyla 31.12.2017 olarak belirlenmiştir. Bu hüküm ve açıklamalara göre, kurumlar vergisi mükellefleri tarafından vakıf üniversitelerine yapılan bağış ve yardımlar kurum kazancından indirilebilecek olup 31.12.2017 tarihine kadar çeklerin üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce ödenmek üzere muhatap bankaya ibrazı ve tahsili mümkün olmadığından şirketiniz tarafından bir üniversiteye çekle yapılan bağış ve yardım, söz konusu çekin üzerinde yazılı tarih esas alınarak kurum kazancının tespitinde dikkate alınabilecektir. Ancak üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce ibraz edilen çekin karşılığının ödenmiş olması halinde kurum kazancının tespitinde ödemenin gerçekleştiği tarihin esas alınacağı tabiidir.”

Görüldüğü üzere, Vergi İdaresi, vadeli çek mevzuunda iki ayrı konuda iki ayrı tutum sergilemiştir. Konu vadeli çeklerin reeskonta tabi tutulması söz konusu olduğunda çekte vade olmadığı, dolayısıyla senet olarsak kabul edilemeyeceği; ancak, konu vadeli çek ile bağış ve yardım yapılması olduğunda ise çekte vade olduğu ve bu tarihteki kazançtan indirilebileceği şeklindedir.

Vadeli çek ile bağış ve yardım yapıldıysa çekin vadesinin içinde bulunduğu hesap dönemine ait vergiye tabi kazançtan bağış indirimi yapılabilir. Çünkü bu tarih itibariyle şirketin varlıklarında nakit şeklinde bir azalış meydana gelecektir. Diğer taraftan bağış yapılan kurum elbette aldığı çeki borçlarına karşılık ciro ederek çok daha öncesinde kullanmış olabilir, ancak bu husus bağış indirimi açısından geçerli olmayacaktır. Çünkü vade günü itibariye çekin karşılığı olmayabilir, çek karşılıksız çıkabilir. Bu durumda bağış tam ve kesin olarak gerçekleşmemiş olacaktır.

 

KDV AÇISINDAN “BAĞIŞ VE YARDIMLAR”

  • Bedelsiz Teslim ve Hizmet İfası:

KDV Kanunu’nun 17. maddesinin 2/b bendi ile düzenlenen istisna, 17.maddenin (1) no.lu bendinde sayılan kurum ve kuruluşlara bedelsiz olarak yapılan teslim ve hizmetlerle ilgilidir. Üçüncü kişiler, Kanunun 17. maddesinin 1 no.lu bendinde sayılan kurum ve kuruluşlara bedelsiz olarak mal teslim edebilirler veya hizmet yapabilirler. Bu şekilde yapılan bedelsiz mal teslimleri ve hizmet işleri Katma Değer Vergisi’ne tabii tutulmayacaktır.

Bu istisnanın uygulanabilmesi için, mal tesliminin veya hizmet işinin bedelsiz yapılması ve sosyal amaç taşıması gerekir. Sosyal amaç kavramı çok geniştir. Toplumun menfaatine olan bütün faaliyetler, sosyal amaçlıdır.

  1. maddenin 1 no.lu bendinde sayılan kurum ve kuruluşlar aşağıdaki gibi sıralanabilir:

-Genel ve katma bütçeli daireler,

-İl özel idareleri,

-Belediyeler,

-Köy ve bunların teşkil ettikleri birlikler,

-Üniversiteler,

-Döner sermayeli kuruluşlar,

-Kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları,

-Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları,

-Siyasi partiler,

-Sendikalar,

-Kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları,

-Kamu menfaatine yararlı dernekler,

-Tarımsal amaçlı kooperatifler,

-Bakanlar Kurulu’nca vergi muafiyeti tanınan vakıflar.

 

Yukarıda sayılan kurum ve kuruluşlara bedelsiz olarak yapılan her türlü teslim ve hizmetler, Katma Değer Vergisi’nden istisna edilmiştir. Ancak, söz konusu kurum ve kuruluşlara bedel karşılığında yapılan teslim ve hizmetler Katma Değer Vergisi’ne tabiidir. Bedelsiz olarak teslim edilen malın, mutlaka sosyal nitelikli işlere sarfı zorunludur.

 

KDVK’ nun 17/2-a bendinde, hastane, nekahathane,  klinik, kan bankası, parklar, laboratuarlar, öğrenci yurtları, huzur evleri gibi sosyal müesseseler sayılmıştır. Bu müesseselere yapılan bedelsiz teslimlerin, hizmetlerin vergiye tabii tutulmaması için, bunların 17. maddenin 1 no.lu bendinde sayılan genel ve katma bütçeli daireler, il özel idareleri, belediyeler, köyler, üniversiteler gibi kurumlar tarafından işletilmesi gerekir.

 

2- Fakirlere Yardım Amacıyla Gıda Bankacılığı Faaliyetinde Bulunan Dernek ve Vakıflara Bağışlanan Bazı Malların Tesliminde KDV İstisnası

3065 sayılı Kanunun (17/2-b) maddesinde, fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde bağışlanan gıda, temizlik, giyecek ve yakacak maddelerinin tesliminin KDV’den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır.

Söz konusu KDV istisnası uygulamasında aşağıdaki açıklamalara göre hareket edilir.

 

  • Bağışa konu mal bedeli Vergi Usul Kanununun 232. maddesinde belirtilen fatura düzenleme sınırının altında kalsa dahi mutlaka fatura ile belgelendirilir ve ayrıca taşıma için sevk irsaliyesi düzenlenir.
  • Bağışlanan mala ilişkin bilgileri eksiksiz olarak içeren fatura, bağış yapılan dernek veya vakıf adına düzenlenir. Mal bedeli olarak faturada, bağışa konu malın maliyet bedeli yüklenilen KDV hariç) yazılır.
  • Faturada “İhtiyaç sahiplerine yardım şartıyla bağışlandığından KDV hesaplanmamıştır.” ibaresinin yer alması zorunludur.

 

3- Bağışlanan Mal veya Hizmetlere Ait KDV’nin Düzeltilmesi:

3a) Genel İlke: Katma Değer Vergisi Kanununun 30/a maddesinde; “vergiye tabii olmayan veya vergiden istisna edilmiş bulunan malların teslimi ve hizmet ifası ile ilgili alış vesikalarında gösterilen veya bu mal ve hizmetlerin maliyetleri içinde yer alan Katma Değer Vergisi” nin indirilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Katma Değer Vergisi mükellefleri kanunun 17. maddesinin 1 ve 2 (a) fıkrasında sayılan kurum ve kuruluşlara bedelsiz olarak yaptıkları mal ve hizmetlere ilişkin ilgili belgelerde gösterilen Katma Değer Vergilerini indirim konusu yapamayacaklardır. Bedelsiz teslimlere ait olup indirim konusu yapılamayan Katma Değer Vergileri anılan kanunun 58. maddesi uyarınca, gelir veya kurumlar matrahının tespitinde gider olarak kabul edilebilecektir.     

3b) Gıda Bankacılığı: Bu kapsamda yapılan bağışlar 3065 sayılı Kanununun 17/2-b maddesine göre Katma Değer Vergisinden müstesnadır. Katma Değer Vergisi mükellefleri, bir vergilendirme döneminde yaptıkları bağışların toplam tutarını ilgili dönem beyannamesinin 6 ve 7’nci satırlarına dahil etmek suretiyle beyanda bulunacaklardır.

Aynı kanunun 30/a ve 32’nci maddelerine göre;

Kısmi istisna mahiyetindeki bu teslimin (gıda, temizlik, giyecek ve yakacak maddesi bağışlarının) bünyesine giren Katma Değer Vergisi tutarı, 01.01.2019 tarihinden itibaren 7104 sayılı kanunla maddeye eklenen hükümle, KDV Kanununun 17/2-b bendinde yer alan bağışlara konu olan mal ve hizmetlerin alış vesikalarında gösterilen veya bu mal ve hizmetlerin maliyetleri içinde yer alan katma değer vergisi indirilebilecektir.